Tevfik Yalçın Eleştri, 6 Mayıs - 25 Mayıs 2011

Resim sanatının ilk başlangıcını nerede bulabiliriz? Bu sorunun ansiklopedik yanıtı: Üst paleotik dönemde mağaralarda, genellikle hayvan figürleridir. Bu mağaralar nerelerdedir? Fransa- Lascaux, İspanya-Altamira, Las Palamas, Alpera, İtalya-Tivoli, Antalya-Karain, Beldibi, Adıyaman-Palanlı mağaralarında olduğu bilgilerine ulaşabiliriz.

On bin yıl önce; çoğunlukla Orta Avrupa’da karşımıza çıkan bu mağaralardaki av hayvanları figürlerinde ortaya çıkan resimlerde; nasıl bir yaklaşım vardı? O insan, bu figürleri mağara duvarına yaparken; nasıl bir yol izledi. Ortaya çıkan yapıtın en çok hangi yönünü beğendi ve hangi yönünde yetersiz kaldı. Yapılan bu resimleri; bu gün nasıl değerlendirirsek değerlendirelim; O mağara insanı harika bir şey başlattı ve insanlığın geleceği açısından büyük bir iş başardı. Anlatımında kullandığı yol; bugün de resim sanatında kullandığımız ortak dil olan “figürü” kullandı. Av hayvanlarını gerçekçi bir anlatımla; mağarasının duvarına “resim” olarak yaptı.

O günden, bugüne; gelişen insanın gereksinimlerinin çeşitlenmesiyle ve teknolojinin son yüz yılda inanılmaz gelişmesiyle insan sıkça yol ayrımlarıyla karşılaştı. Yine son elli yılda; sibernetik ve iletişimdeki devrim niteliğinde buluşların yaşantımıza girmesiyle; resim sanatında ve diğer sanat alanlarında, gerçekçiliğin dışında; yeni bakış açıları, algılamalar ve yaklaşımlar yaşantımıza egemen oldu. Ürün adına ortaya konan nesneleri; bir başka gerçeğiyle karşılaştırma olanağı ortadan kalktı. Baş döndürücü gelişme hızları, sanalın; gerçeğe kafa tutması ve hesap vermemesi, estetik ve beğenideki matematik dengenin gerçek aleyhine değişmesi, insan aklının yarattığı sorunları; insan aklının çözemez bir durumda olması; hazır önyargıların insan yaşamında oluşturduğu kargaşa ve çözümsüzlük; yeniden bir değerlendirme yapmayı kaçınılmaz kıldı.

“Tüm bu sorunların üstesinden kim gelecek ve nasıl çözecek” sorusunun yanıtı: “İnsan” olacak gerçeğinde bizi yine mağara duvarıyla karşı karşıya getirdi. Gelinen bu noktada “bu nasıl bir insan?” sorusunun yanıtı: “Yüksek duygu, yüksek düşünce ve doğa ile barış içinde olan insan bu sorunları çözecek… “ oldu.

İşte tam bu noktada; Fatih Karakaş’ın “İZLENİMLER” sergisiyle karşı karşıyayız… Sanatçımız bu sergisinde; resim sanatının uygulama örneklerinden; yağlı boya, suluboya, desen çalışmalarıyla, gerçekçi akımın; doğa, portre ve figürlü kompozisyonlarıyla; biz sanatseverlerin karşısına çıkıyor. Yaşadığımız şu son yıllarda insanlığın karşılaştığı doğal afetlerin yıkıcılığı karşısında; sanatçının sergilediği eserlerindeki başta seçtiği konular olmak üzere; estetik, algılama, teknik beceri her yönüyle yaşantımız açısından bir değerlendirme yapmamıza olanak sağlıyor.

Fatih Karakaş, yoğun resim çalışmalarını yaparken; akademik çalışmalarını sürdürme çabaları, teknik ve sanatsal araştırmaları, resim sanatına yazılarıyla yaptığı katkıları bizleri sevindiriyor ve tüm bu çabaların sonucunda; “İZLENİMLER” sergisi biz sanatseverlere bir armağan olarak sunuluyor,

Tevfik Yalçın
Şair-Yazar-Sanat Düşünürü